• Cengiz Aksoylar

Aşkın markası olur mu ?

En son güncellendiği tarih: May 21

Yıl 2009. İstanbul artık üstüme geliyor. Aşık olduğum ,buradan başka hiçbir yerde asla yaşayamam dediğim şehre artık heyecanım kalmamış. Hayal kuramaz olmuşum.


Gidiyorum dedim. Bu şehri özlemeye gidiyorum. Burnumda tüttürmeye.


Uçakta elimde bir kitap. Tuvalette, Meydan Larousse okuyarak büyüdüm ben. Deli bir öğrenme isteği.Engel olamıyorum. O kadar sıkılmışım ki kalın kitaplardan bu kez incecik bir şey elimde ki. Sanki bir uçumluk.


Kevin Roberts yazarı.Kitabın adı Lovemarks. Markaların ötesinde ki gelecek. Okudukça hayran olursun ya yazılanlara. Kelimelerin birlikteliğine. Yakışıklı ama mazbut cümlelere.

Dalaman Havalimanı Patara yolunda bitirmişim . Şimdi düşünüyorum da ne kalmış aklımda kitaptan diye. AŞK kalmış.


Neden aşka bir mekan yapmayayım diye başladı herşey. Darbeli olunca konudan, aşkı misafir edeyim diye düşünmeye başlıyor insan. Gözlemleyeyim. Kokusu var mıdır ?

Çıplak gözle anlaşılır mı ? Var mı ya var mı asıl önemli olan bu.



2013 yılı Ali Barchman diye zeki ve hayalleri olan bir adamla çalışıyoruz. Otelde sadece İngiliz misafir var. Her akşam Kalkan'dan Ali'nin opere ettiği minik ama çok kaliteli otellerden rezervasyonla yemeğe misafir alıyoruz. Aşk öyle etki içine almış ki beni, her gece ekiple beraber bir "Love Table" seçiyoruz. O zaman garsonumuz da var. Hüseyin diyor ki, Cengiz Bey bakışlarınızdan anladım hangi masa olduğunu. Kalp şekli mumlar ile masa donatılıyor. Hüseyin masaya gidiyor ve bu gecenin Aşk masası olarak o masayı seçtiğimizi anlatıyor. İngilizler önce gülüşüyor, çok anlam veremiyor. Ve masaya ben yaklaşıyorum. Diyorum ki bu gece bizim misafirimizsiniz. Az sonra Hüseyin otelinizi arayacak ve bu gece sizin Prima Donna'da kalacağınızı söyleyecek. Şaşkın bakışlar üzerimde.Sabah kahvaltınız evinize servis edilecek.

Kalacakları evi gösteriyorum elimle uzaktan. Brigitte adı diyorum. Benim kışları yaşadığım ev. Şu an size hazırlanıyor.


2015 senesi elektronik bir posta alıyorum. İskoçya'dan geliyor. Bir davetiye. İsimleri tanımıyorum. Ama davetiye el yazısı ile bana özel yazılmış. Bir şatoda düğüne davet ediliyorum. Ve dip not da Brigitte yazıyor. Zorluyorum hafızamı.I ıh.

Bekarım o günler, kimseye eyvallahım yok. Cevaplıyorum katılacağım diye.

Hızla 2.posta düşüyor. Tüm seyahat detaylarım.


Glasgow havalimanında elinde adım yazılı bir şapkalı genç. Kapıdan çıkıyoruz arabanın kapısı açılıyor. En sevdiğim. Lincoln Limoussine. Şaşkınım ya . Kim bunlar. Otele gideceğimi söylüyorum. Genç gülümsüyor. Bizim misafirimizsiniz bu gece diyor.

Şimşek çakıyor. Bu çocuğu hatırlıyorum.


Düğünün yapıldığı şatonun yanında ki şatocuk bana ayrılmış. Tek başıma kalıyorum. Uşaklar Macallan Cask Strengh sevdiğimi nereden biliyor diye düşünüyorum. Hüseyin ah Hüseyin. Benim yaptığım bana yapılıyor. Aşk için.


O gece bize yemeğe gelirken çocuğun hedefi Evlilik Teklifi yapmak. O teklife hazırlanırken kıza, meğer ben düşüyorum masaya. Brigitte'de yapılıyor teklif. Ve diyorlar ki bu adam bizim düğünümüzde olmalı.


Samimiyet, ilgi, yakın bulma, sempati, gizem, tutku, ilham.

İşte bu kelimeleri önce yazdık, sonra yazdıklarımızı yaptık.

İçimizden geldiği için yaptık.

AŞKLA.


Sonunda ne oldu biliyor musunuz ?

Bunları tasarlayan AŞIK oldu.

Evlendi aşık olduğu ile.

Şimdi iki kişinin hedefi aynı.

LOVEMARK.

Prima Donna 'yı aşkın markası yapmak.




Tescilli Marka Prima Donna sayfa içerikleri izinsiz kullanılamaz. Copyright 2020

PATARA, Yalı Sokak, No:32

KAŞ / ANTALYA / TURKEY 0532 130 8590